Genel

Hadi işine bak, hadi!

Hadi işine bak, hadi!

 

Yıldız Yazıcıoğlu gazeteci malum MHP lideri Devlet Bahçeli tarafından azarlanmıştı.

Bu azar Sinan Ateş cinayeti sorusuna verilen karşılık bu şekilde olmuştu kadın gazeteci hadi işine bak, işine diyerek azarlanmış korumalar tarafından itilmişti.

Bu vahim olay siyaset içerisindeki gazeteciye karşı takılan durumları yaklaşımları bir kez daha sorgulatan bir işaret fişeği oldu.

Gazetecinin, bu tutumla karşı karşıya kalması Türk siyasetinde düşündürücü bir durum.

Hadi işine bak,hadi beni dinlememişsin bu sözler bir gazeteciye söylendi Türkiye’yi sarsan bir cinayetle ilgili soru sormak o gazetecinin görevi değil mi?

Siyasilerin gazeteciye olan seviyesiz tutumları da bir kez daha su yüzüne çıkmış oldu.

Türk siyasetinde gazetecilik yapmak nasıl bir bakış açısıyla bakılırsa bakılsın bir baskılanma tutumu olduğu gerçeği açık bir gerçek.

Gazeteci soru sorsa neden sordun nasıl sormaya cüret gösteriyorsun minvalinde aba altından sopa gösterilerek sindirme yaklaşımı devam ettiriliyor.

Basın  toplantılarına alınmayan cezalandırılan gazeteciler basına uygulanan yıldırıcı siyasi politikalar her geçen yılla dozu artan bir şekilde yol almaya devam ediyor.

Bir olay yerinde görüntü almak için bulunan gazetecilerin polis ablukasıyla karşılaştığı engellendiği olay yerinden uzaklaştırılmaya çalışıldığı her bir durum haberciliğin sekteye uğradığı bir kısıtlama.

Siyasi liderlerinde hedef aldığı gazeteciler meclis toplantılarında basın açıklamalarında halka açık bir şekilde yaptığı çok kötü bir eylemmiş gibi gösterilerek bir terörist algısı da oluşturabilecek sert bir dille hedef tahtasına getiriliyor.

Gazeteciler için siyasilerin ajan gibi kavramların kullanılması da gazetecilik yapmayı daha da zor bir hale getiriyor gazeteci meslek hayatı boyunca ifade verme işlemini gözaltına alınmayı cezaevine girip çıkmayı öğrenmiş oluyor.

Gazeteci kendisine oto sansür uygulamayı da öğreniyor mesleki basamaklarda ilerledikçe yaptığı bir haberden dolayı ölüm tehdidi alıyor ailesiyle tehdit ediliyor işsiz kalıyor  mahkeme salonlarında ömürleri geçiyor gazetecilik bu çizgide devam ediyor.

Her ülkenin karnesinde gazetecilik karnesi o ülkenin ne kadar şeffaf bir yönetim ile geniş bir yelpaze altında baskısız bir idare şeklinin olduğunu gösterir özgürlükçü bir ifade etme ortamının da varlığını gösterir.

Gazetecilerin hedef tahtasına alınması bir ülkede neler yaşandığını gidişatını gösteren ayna sorumluluk olarak bir ülkenin milletin sorumluluğu alan insanlar.

İnsanlık tarihini ele aldığımızda toplumu ve ülkeleri aydınlatan insanların en başında gazetecilerin geldiğini en ağır bedelleri yine emekçi basının gazetecilerin ödediğini de görürüz.

Kaç gazeteci ölümle gazetecilik yapmanın bedelini ödedi kaç gazeteci cezaevinde bunları her toplum düşünmeli ve sorgulamalı.

Hadi işine bak,hadi denilen gazeteciler hep gazetecilik yapmaya devam edecek.

Gazeteci soru sorarak araştırarak halkı bilgilendirerek yaşamı revize eden basın emekçileridir.

Kendinize iyi bakın.

Loading

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

İlgili Haberler

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL