BİR ANI VE NECMİ SIBIÇ

BİR ANI VE NECMİ SIBIÇ
Ferda AKGÜL / Köşe Yazarı

BİR ANI VE NECMİ SIBIÇ
Yazar : Tarih : Okunma : 5.373 Okuma Yorum Yap

Doğru her zaman Bulancak’ta olamıyor ve her davete icabet edemiyor her cenazeye de katılamıyorum.Bunun müsebbibi ise çalışmak zorunda oluşum, sevdam olan ülkem, davam olan Kur-an aklı ve Muhammedi vicdandır.Lakin oturumun bu şehirde ayda en az yirmi gün bu şehirde düğünlere katılır, hastaları ziyaret eder, cenazelere de iştirak ederim.Bu yönümü ise pek ilerde tutmaktan da içtinap eder, ön safta namazda fotoğraf çektirmem, ziyaretine gittiğim hastayıda protokole çekmek istemem.

Bu benim tercihim.

Tersini yapanlara da saygım var…Bunu neden mi anlattım….Bulancak’ta olduğum bir gündü…Sayın Sıbıç’ın annesine araç çarptığını ve cenazesinin olduğunu öğrendim.


Bana eşlik eden şair dostumla……


Yanıma şair hemde iyi bir şair olan, Bulancak için yazdığımız Şehrin Türküsü isimli şiirde de emeği olan bir dostumu alıp namaza yetişemesekte yas için Sayın Sıbıç’ın köyüne gittim..Başsağlığını diledikten sonra bilindik Türk merakının ilerisinde olmak kaydı ile olayın nasıl olduğunu sordum.Olayı anlattıktan sonra, “araçla merhum annenize çarpanlarla görüştünüz mü” dediğim şu ifadeyi kullandı..“Ferda Hocam, mutlaka görüşürüm kader ve kaza Allah’ın takdiri ancak biraz acımız hafiflesin…

”Yaşadığımız ilçeden tutun, ülkenin tamamını gezen, hatta bir çok kez ülke dışına seyahati olan biri olarak diyorum ki:“Ben bu sabır ve metaneti çok az insanda gördüm”Vefat eden anne, gösterilen sabır ve metanet.!
Belediyede encümenlik yaptığı dönemden tutun, muhasebecilik yaptığı işine kadar kendisi ile teşri mesaimiz olmasa da insanı tanımak için gören gözler için bir cümle yeter….


(Ben böyle güzel sözlerden birini de yetimler için verdiği yemekte Sayın Yakar’dan duymuş hatta makale yapmıştım…Neydi o cümle:“Gençler, ben de onüç yaşımda yetim kaldım, kimse gel bana belediye başkanı ol demedi”Yetimlere ufuk açacak klasik kaderciliği red edecek anlayışın tezahürüydü bu)
Yüz Türk filmi izleyin 99unda iş adamları ve fabrikatörler üçkağıtçı, kaypak, kendine yontan, gazoza ilaç katan ahlaksızdır…Bunların adı Türk filmi olup bu topluma, siyasilerinden, fabrikatörüne herkesi ahlaksız gösterip, kendi borusunu öttürmeyi hedefleyen AKP’nin üst akıl dediği benimde şeytani zekalı kullar dediğim yapının oyunuydu bunlar…

Bizler siyasilerimizin güzelliklerini ve ahlaki yönlerini gelecek nesillere hedef göstermezsek, hem gelecek nesillerin geleceğini iğfal eder, hemde siyasilerimizi şeytani zekalı kullara teslim ederiz.
Sayın Necmi Sıbıç:İşte merhum annenizin vefatında gösterdiğiniz metanet ve olgunluğu tüm siyasi yaşamınızda gösteriniz.Şehrin yönetimi size geçerse, liyakati ve adaleti unutmayınız.Biz seçmenlerin büyük çoğunluğu şehri kimin yönettiği ile ilgili değil, kimin daha adil ve liyakat ile yönettiğine bakarız…İşçi alımlarında hangi kuruma kimi alacaksanız partili olmasına değil, dindar olmasına değil, güzel içmesine kendini bozmamasına değil, liyakatli olmasına özen gösteriniz…

Size oy vermeyen, hatta size düşman olan biri de olsa namert değil mert düşmansa öncelik veriniz.
Adil olmaya özen gösteriniz…
Belediye bünyesinde tarıma elverişli topraklar tespit edip tarımda üretime geçiniz..

Hem iç piyasaya üretimle ucuz ürün tedarik edip, hem de satışından gelir elde ediniz ki bütçe fazlasını halk ile paylaşınız…Çünkü üreten insan değerlidir…Doğru yolda olana selam olsun…

Ferda AKGÜL / Köşe Yazarı

UYARI: Yazılardaki fikir ve değerlendirmeler yazarlara aittir ve aksi belirtilmediği sürece https://www.ilkhavadisgazetesi.com İnternet Haber sitesinin görüşlerini yansıtmaz. Bütün hukuki sorumluluk yazara aittir.

İlk yorumu siz yazın